Sirius Sabit Yıldızı & Gökyüzünün Kadersel Mührü

Anasayfa / Astroloji / Sirius Sabit Yıldızı & Gökyüzünün Kadersel Mührü
Edit Template

İnsanlık binlerce yıldır gökyüzünü yalnızca bir zaman ölçeri veya yön bulma aracı olarak değil, aynı zamanda ruhsal gelişimin, tekamül süreçlerinin ve ilahi kozmik düzenin bir aynası olarak gözlemlemiştir. Gezegenlerin zodyak kuşağındaki döngüleri, retro hareketleri ve birbirleriyle yaptıkları açılar kadar, gökyüzünün fonunda adeta birer kadersel mühür gibi duran sabit yıldızlar da kadim uygarlıkların büyük bir dikkatle ve saygıyla takip ettiği göksel işaretler arasında yer almıştır. Bu yıldızların içinde ise Sirius Sabit Yıldızı, gerek astronomik büyüleyiciliği ve parlaklığıyla, gerekse mitolojik, ezoterik, Hermetik ve astrolojik anlamlarıyla her zaman ayrıcalıklı, gizemli ve çok güçlü bir konuma sahip olmuştur.

Astrolojide Sirius Sabit Yıldızı; yüksek bilinç seviyeleri, ruhsal uyanış, ilahi rehberlik, kadersel başarı, küresel liderlik ve insanlığa hizmet temalarıyla doğrudan ilişkilendirilir. Doğru bilgelikle ve yüksek frekansla kullanıldığında bireyin hayatına muazzam başarılar, şan, şöhret ve ilham getirebilen bu güçlü yıldız, kişinin sahip olduğu potansiyeli sadece kendi egosu için değil, kolektif faydaya ve bütünün hayrına dönüştürmesini de kadersel olarak destekler. Peki, gökyüzünün bu en parlak elçisi gerçekte nedir? Astrolojik haritalarda nasıl yorumlanır ve hayatlarımıza nasıl yön verir? Bu kapsamlı ve derin rehber yazımızda, Sirius Sabit Yıldızı’nın astronomik yapısından antik medeniyetlerdeki ezoterik kökenlerine, doğum haritalarındaki kadersel etkilerinden taşınması gereken spiritüel sorumluluklara kadar uzanan çok boyutlu bir kozmik yolculuğa çıkıyoruz.

Sirius’un Astronomik Yapısı ve Konumu

Astronomik açıdan bakıldığında Sirius, gece gökyüzünde çıplak gözle görülebilen en parlak sabit yıldızdır. Büyük Köpek Takımyıldızı’nın en dikkat çekici, en merkezi üyesidir. Dünya’dan yaklaşık olarak 8,6 ışık yılı uzaklıkta bulunan Sirius, aslında tek bir gök cisminden ibaret değildir; o kendi içinde muazzam bir kütle çekimsel bağla birbirine bağlı olan iki yıldızdan oluşan bir çift yıldız sistemidir (binary star system). Gökyüzünde parıldayarak gördüğümüz ve çıplak gözle seçebildiğimiz ana gövde Sirius A olarak adlandırılır ve Güneş’imizden yaklaşık iki kat daha büyük bir kütleye sahiptir. Onun hemen yanında, evrenin en yoğun maddelerinden birini barındıran ve teleskoplar keşfedilmeden önce bile kadim ezoterik öğretilerde varlığı bilinen, beyaz cüce sınıfına ait yoğun ve sönük bir yoldaş yıldız olan Sirius B yer alır.

Astrolojik matematik ve presesyon (ekinoksların kayması/yalpalama) hesaplamalarına göre Sirius, her 72 yılda bir derece ilerleyerek günümüz dünyasında zodyak kuşağının yaklaşık olarak 14 derece Yengeç burcunda konumlanmaktadır. Bu devasa kozmik güç odağı, tarih boyunca yaşamış olan hiçbir büyük medeniyet tarafından sıradan, rastgele bir gök cismi olarak görülmemiştir. Aksine, göksel hiyerarşinin en tepesinde yer alan kutsal bir kapı, tanrısal iradenin yeryüzüne aktığı kozmik bir portal ve insanlığın tekamül planını organize eden ilahi bir işaret fişeği olarak kabul edilmiştir.

Jüpiter ve Mars Gücünün Birleşimi

Klasik ve ezoterik astroloji ekollerinde, sabit yıldızların doğasını ve yeryüzündeki etkilerini anlamlandırmak adına onları bilinen gezegen karakterleriyle eşleştirmek köklü bir gelenektir. Ancak Sirius, tek bir gezegenin doğasıyla, sınırlarıyla veya enerjisiyle açıklanamayacak kadar muazzam, katmanlı ve çok boyutlu bir enerji kombinasyonu barındırır. Kadim astrologlar, yaptıkları asırlık gözlemler neticesinde bu yıldızın karakterini Jüpiter ve Mars gezegenlerinin saf, güçlü ve dinamik birleşimi olarak tanımlamışlardır. Bu iki gezegenin bir araya gelmesi, haritada adeta bir nükleer reaktör gibi çalışan, durdurulamaz bir gücü açığa çıkarır.

Bu kombinasyonun Jüpiter boyutu; Sirius’a ezoterik öğretilerde sıklıkla atfedilen “İkinci Güneş” veya “Ruhsal Güneş” kimliğini veren yüksek vizyonu, muazzam genişleme ve büyüme gücünü, onuru, küresel çapta elde edilebilecek başarıları ve ilahi koruma kalkanını sembolize eder. Jüpiter, Sirius’un dokunduğu hayat alanını, evi veya kavuşum yaptığı gezegeni muazzam bir büyüteç gibi büyüterek kişiyi sıradanlıktan çıkarır ve ona vizyoner bir bakış açısı kazandırır. Kombinasyonun Mars boyutu ise bu devasa vizyonun, soyut fikirlerin ve hedeflerin somut dünyada hayata geçmesi için ihtiyaç duyulan sarsılmaz iradeyi, cesareti, eyleme geçme gücünü, motivasyonu ve ruhsal olgunlaşma için gerekli olan o kutsal tekamül ısısını sağlar. Sirius, bir doğum haritasında dokunduğu kişiye çok büyük bir şans, talih ve zirve vadeder; ancak bu ödülü hiçbir zaman çaba gerektirmeden, oturduğu yerden, altın tepside sunmaz. Sirius’un vadettiği o büyük başarıların arkasında her zaman adanmışlık, ter, emek, sarsılmaz bir kararlılık ve hayatın zorlu sınavlarına karşı gösterilen büyük bir mücadele barındırır.

Antik Mısır ve Hermetik Kökenler

Sirius, insanlık tarihi boyunca tanrısal enerjilerin, yüksek şifa frekanslarının ve evrensel yasaların yeryüzüne aktığı ana merkez, kozmik bir kütüphane olarak görülmüştür. Bu yıldızla kurulan en derin ve en köklü bağ hiç şüphe yok ki Antik Mısır medeniyetine aittir. Mısır gizem okullarında ve tapınak öğretilerinde bu kutsal yıldız; şifa, doğurganlık, ölümden sonra yeniden doğuş, sihir ve ilahi dişil bilgeliğin en yüce temsilcisi olan tanrıça İsis ile doğrudan özdeşleştirilmiştir. Mısırlıların hem fiziksel hem de ekonomik olarak tüm yaşam kaynağı olan Nil Nehri’nin yıllık taşma dönemi, Sirius’un gökyüzünde Güneş’ten hemen önce doğduğu o büyüleyici kozmik kavuşumla, yani “Helyak doğumu” (Heliacal Rising) ile başlardı. Bu dönem, Mısır takviminde yılbaşı olarak kabul edilirdi.

Nil Nehri’nin taşkınlarının kurak topraklara bereket, şifa ve yaşam getirmesi gibi, Sirius da ezoterik ve Hermetik anlamda hayatın karanlık, kurak ve çıkmazda görünen dönemlerinin ardından gelen ilahi zamanlamayı, kadersel kuraklığın bitişini ve ruhsal ödüllerin yeryüzüne inişini müjdeler. Hermetik gelenekte yer alan çok önemli bir öğretiye göre; bizim fiziksel dünyamızı, bedenimizi ve doğayı besleyen, ısıtan, ışık saçan bir fiziksel Güneş vardır. Ancak bir de ruhumuzu besleyen, tekamülümüzü hızlandıran, bilincimizi uyandıran ve algılarımızı fiziksel evrenin ötesine taşıyan ruhsal bir kaynak mevcuttur. İşte bu kaynak, “Güneş’in arkasındaki Güneş” arketipi olarak adlandırılır ve gücünü, ışığını doğrudan Sirius Sabit Yıldızı’ndan alır. Sirius, fiziksel realitenin ardındaki ilahi mimariyi algılamamızı sağlayan kozmik bir fenerdir.

Köşe Noktalarda Kadersel Etkiler

Bir bireyin doğum haritasında Sirius’un parmak izini ve kadersel etkilerini doğru bir şekilde analiz edebilmek için, yıldızın haritadaki köşe noktalara ve özellikle Güneş, Ay, Yükselen (ASC) ve Tepe Noktası (MC) gibi kadersel ve kilit alanlara olan yakın kavuşumlarına bakılması gerekir. Sabit yıldız yorumlarında tolerans (orb) payı çok dar tutulur; Sirius gibi çok güçlü bir yıldız için bile maksimum 1, bilemediniz 1.5 derecelik bir yakınlık aranır. Bu derece dahilinde gerçekleşen kavuşumlar, bireyin hayat planında sıradan bir yaşam çizgisini kırarak onu kadersel bir büyüme döngüsüne sokar.

Ufuk çizgisinde, yani kişinin dış dünyaya açılan kapısı olan Yükselen (ASC) çizgisi üzerinde konumlanan bir Sirius, bireye daha doğduğu andan itibaren veya yaşamın ilerleyen dönemlerinde toplum önünde sarsılmaz bir karizma, büyüleyici bir aura, doğal bir liderlik vasfı ve kitleleri peşinden sürükleme, onları ikna etme gücü verir. Bu yerleşime sahip olan kişiler, yaşamlarının ilk yıllarında son derece sıradan, hatta oldukça zorlu, baskılanmış veya kısıtlanmış bir hayat sürseler bile, kadersel bir kırılma noktasıyla, bir eşikten geçerek toplumda öncü, rehber ve görünür bir role taşınırlar.

Kariyeri, toplumsal statüyü, kişinin hayatta ulaşabileceği en yüksek mertebeyi ve başarıları simgeleyen Tepe Noktasında (MC) yer alan bir Sirius ise mesleki anlamda ulaşılabilecek en üst zirveleri, küresel çapta başarıları ve arkasında ölümsüz, kalıcı eserler bırakma potansiyelini açığa çıkarır. Bu birey, yaptığı iş veya seçtiği meslek dalı her ne olursa olsun, o alanda kısa sürede bir otorite, bir ekol haline gelebilir. Üst düzey figürlerden, güçlü otoritelerden kadersel destekler görebilir ve vizyoner projeleriyle kitlelerin düşünce yapısına yön verebilir.

Sirius’un haritadaki ev yerleşimleri de bu enerjinin hangi yaşam alanında filizleneceğini gösterir. Örneğin Sirius haritanın 2. ev giriş çizgisiyle kavuşum yaptığında, kişiye yeteneklerini kolektif faydaya dönüştürerek büyük ve kalıcı maddi kaynaklar elde etme gücü verirken; 9. evde konumlandığında uluslararası başarılar, yüksek felsefi bilgelik, akademik deha ve inançlar bazında dünyaya yön verme potansiyelini tetikler. 11. evdeki bir Sirius ise kişinin büyük topluluklar, dernekler ve sosyal projeler kanalıyla insanlığa hizmet edeceğinin en büyük göksel kanıtıdır.

Işıklarla Kavuşum: Ruhsal ve Sezgisel Uyanış

Sirius, astrolojide “ışıklar” olarak kabul edilen Güneş veya Ay ile yan yana geldiğinde, bireyin içsel kapasitesini, algı dünyasını ve ruhsal donanımını tamamen farklı, adeta dünya dışı bir boyuta taşır.

Güneş ile gerçekleşen Sirius kavuşumları, kişinin yaşam amacını, egosunu ve ruhsal kimliğini bu devasa kozmik ışıkla yıkar. Bu yerleşim, kişide muazzam bir irade gücü, topluma yön verme arzusu, tanınma motivasyonu ve dünyada kalıcı bir iz bırakma isteği açığa çıkarır. Kişi adeta parlamak, görünür olmak ve içindeki vizyonu dünyaya haykırmak için dünyaya gelmiştir.

Ay ile olan Sirius kavuşumlarında ise süreç tamamen içsel, psikolojik, sezgisel, derin ve şifacı bir boyuta evrilir. Ay, bizim bilinçaltımızı, duygularımızı ve sezgilerimizi temsil ettiği için, Sirius buraya dokunduğunda kolektif bilinçaltına adeta devasa bir kanal, kozmik bir anten açar. Bu yerleşim kişiye sadece güçlü bir sezgisel zeka vermekle kalmaz; adeta geleceği hissetme, insanların maskelerinin ardındaki gerçek niyetleri bir bakışta okuyabilme, kadersel olarak doğru zamanı ve hamleyi sezebilme yeteneği tanır. Karmaşık, çözülemez gibi görünen olayların özünü, spiritüel ve psikolojik nedenlerini anında kavrayabilmek Sirius’un desteklediği çok özel bir zihinsel kapasitedir. Bu durum, kişiyi toplumun ruhsal rehberlerinden, psikologlarından, derin araştırmacılarından veya vizyoner sanatçılarından biri haline getirebilir.

“Hubris” Tuzağı: Kibir ve Kadersel Düşüş

Mitolojik hikayelerde ve takımyıldız sembolizminde her zaman “Kutsal Köpek”, “Sadık Muhafız” veya “Avcı Orion’un Sadık Köpeği” arketipiyle bağdaştırılan Sirius, bireye sarsılmaz bir koruyuculuk, büyük kapılar ve muazzam bir güç sunarken, aynı zamanda son derece katı, esnemez ve net kurallarla çalışır. Bu yıldızın yeryüzündeki en büyük sınavı sadakat, dürüstlük, tevazu ve ego vizyonundan arınarak kolektife, bütüne hizmet etme temaları üzerinedir. Bu nedenden dolayı Sirius, modern ve ezoterik astrolojide “yüksek frekanslı ve ağır sorumluluk getiren bir kadersel adalet yıldızı” olarak tanımlanır.

Sirius’un haritada açığa çıkardığı o devasa başarı, güç, zenginlik veya şöhret rüzgarına kapılan birey, elde ettiği bu kazanımların sadece kendi şahsi egosundan, üstün zekasından veya yeteneklerinden kaynaklandığını düşünmeye başladığı, yani kibre düştüğü an kozmik sistem onun için tamamen tersine işlemeye başlar. Antik Yunan trajedilerinde ve bilgelik öğretilerinde kibir, haddini aşma ve tanrılara meydan okuma nedeniyle yaşanan o büyük ve trajik kadersel düşüş, yani Hubris kavramı, Sirius etkisindeki haritalarda çok sert, çok ani ve geri dönüşü olmayan bir şekilde çalışır.

Kişi kendisine kozmik plan tarafından emanet edilen bu gücü, şifayı veya başarıyı bencilce amaçlar için kullanmaya, insanlara üstünlük taslamaya, güç bağımlılığına, manipülasyona veya aşırı hırsa alet etmeye başladığında, Jüpiter ve Mars’ın o koruyucu kalkanı bir anda ortadan kalkar ve yerini telafisi olmayan kadersel kayıplara, itibar zedelenmelerine ve sert düşüşlere bırakır. Sirius, ruhsal olgunluğunu, kalbinin saflığını ve tevazusunu koruyana gökyüzünün en yüksek zirvelerini vadederken; kibir tuzağına düşeni, sadakat sınavını kaybedeni aynı hızla aşağı çekebilen kusursuz bir kadersel adalete sahiptir.

Temmuz Aktivasyonları ve Kolektif Dönüşüm

Modern spiritüel astroloji perspektifinden bakıldığında Sirius, bireyin kişisel hırslarından, dünyevi zincirlerinden arınarak bütüne nasıl katkı sağlayabileceğini, kolektif bilincin uyanışına nasıl hizmet edebileceğini fısıldar. Bir insan yalnızca kendi cüzdanını doldurmak, kendi adını yüceltmek için yükselmeye çalıştığında Sirius’un vaat ettiği o gerçek, kalıcı ve büyüleyici potansiyel asla tam anlamıyla açığa çıkmaz. Ne zaman ki kişi sahip olduğu bilgiyi cömertçe paylaşmaya, insanlara karanlık yollarında bir fener gibi ilham olmaya ve bulunduğu çevreye, doğaya, hayvanlara karşılıksız bir katkı sunmaya başlar; işte o zaman Sirius’un gerçek ve saf ışığı kişinin hayatında parlamaya başlar.

Gökyüzünde transit Güneş’in Sirius yıldızı ile kavuşum gerçekleştirdiği her yılın Temmuz ayı dönemi (astrolojide Sirius Günleri olarak bilinir), haritalarımızdaki ilerletilmiş (progressive) gezegen tetiklenmeleri veya bu dereceye (14 derece Yengeç) yapılan sert veya olumlu tutulma transitleri, hem kolektif düzeyde hem de bireysel hayatlarda muazzam uyanışlar, kadersel sarsıntılar ve farkındalıklar getirir. Eski, miyadını doldurmuş yaşam hedeflerinin bir anda yön değiştirmesi, ruhun kendine yepyeni ve yüksek frekanslı bir vizyon seçmesi, şifa ve enerji çalışmalarının en yüksek verimle yoğunlaşması ve bireyin gerçek hayat amacının görünür hale gelmesi hep bu kozmik aktivasyonlar döneminde tetiklenir. Ruhun kendi öz ışığını, nereden geldiğini ve nereye gittiğini hatırlamasına hizmet eden bu döngüler, kişinin özellikle erken yaşlarda yaşadığı tüm zorlukları, travmaları ve kısıtlanmaları, karakterini çelik gibi güçlendiren birer kutsal tekamül aracına dönüştürür.

Ruhsal Işığın Evlerdeki Yankısı

Sirius, gökyüzünün en parlak yıldızı olarak, dokunduğu her alanı “yüksek bir standartla” aydınlatır. Ancak Sirius’un vaat ettiği başarı, sadece dünyevi bir kazanç değil; ruhun tekamülüyle paralel giden bir yükseliştir. Sirius hangi evde konumlanmışsa, kişinin “kadersel sınavı” ve “en yüksek potansiyeli” o yaşam alanında gizlidir.

  • 1. Ev: Parlayan Kimlik: Sirius burada, kişiye doğal bir mıknatıslık ve yüksek bir farkındalık verir. Kişi, sadece fiziksel varlığıyla değil, yaydığı ışıkla çevresini etkiler. Temel tema; egoyu aşarak, yüksek bir benlik bilinciyle dünyaya liderlik etmektir.
  • 2. Ev: Maddi Bolluk ve Değerler: Maddi kaynakların ötesinde, “gerçek değerin” ne olduğunu keşfetme evresidir. Sirius 2. evde, kişiye finansal başarı getirebilir ancak bu başarı, kişinin kendi yeteneklerini insanlığın faydasına kullandığı ölçüde kalıcı olur.
  • 3. Ev: Bilginin Işığı ve İlham: Zihinsel kapasitenin zirveye ulaştığı alandır. Kişi, sadece bilgi toplamaz; bilgiyi bilgeliğe dönüştürür. Yazıları, konuşmaları ve fikirleri, çevresindeki insanlar için birer uyanış tetikleyicisi olur.
  • 4. Ev: Ruhsal Yuva: Ailevi bağların ve içsel güvenliğin yüksek bir bilinçle yeniden yapılandırıldığı alandır. Kişi, atalarından gelen karmik yükleri ışığa çevirerek, kendi iç dünyasında sarsılmaz bir tapınak inşa eder.
  • 5. Ev: Yaratıcılık ve İlahi Aşk: Aşkın ve yaratıcılığın en saf haliyle deneyimlendiği evdir. Sirius burada, sanatçıyı veya ebeveyni “ilhamın kanalı” haline getirir. Yaratılan her eser, kolektif ruhu uyandıran birer imza niteliğindedir.
  • 6. Ev: Hizmetin Kutsallığı: Günlük rutinlerin ve çalışma hayatının bir “spiritüel pratiğe” dönüştüğü alandır. Sirius 6. evde, kişiyi sadece işini yapan biri değil, yaptığı iş aracılığıyla şifa dağıtan bir hizmetkara dönüştürür.
  • 7. Ev: Kadersel Ortaklıklar: İlişkilerin sadece romantizm değil, birer “ruhsal sözleşme” olduğu alandır. Kişi, partneri aracılığıyla kendi yüksek benliğini görür. İlişkiler, karşılıklı yükselişi hedefleyen kutsal bir ortaklığa dönüşür.
  • 8. Ev: Derin Dönüşüm: Krizlerin, ölüm ve yeniden doğum temalarının ışıkla yönetildiği evdir. Sirius burada, kişiye gizli olanı görme yetisi ve kriz anlarında mucizeler yaratma gücü verir. Simyacıların dönüştürdüğü “kurşunu altına çevirme” süreci burada yaşanır.
  • 9. Ev: Evrensel Bilgelik: Yüksek öğrenim, felsefe ve inançların ötesine geçme alanıdır. Sirius 9. evde, kişiyi yerel doğruların ötesine taşıyarak evrensel bir vizyon kazandırır. Kişi, gökyüzünün sırlarını çözen bir rehbere dönüşür.
  • 10. Ev: Toplumsal Zirve (MC): Sadece kariyer değil, toplum önünde bir “ışık taşıyıcısı” olma konumudur. Sirius burada, kişiye kalıcı bir saygınlık ve yüksek bir statü verir. Ancak bu zirve, kişisel hırslar için değil, topluma rehberlik etmek için kullanılır.
  • 11. Ev: Kolektif Vizyon: Sıradan arkadaşlıkların ötesinde, yüksek ideallerle birleşen toplulukların merkezidir. Sirius 11. evde, kişiyi geleceğin dünyasını kuran vizyonerlerden biri yapar. Kolektif uyanışın öncüsü olma potansiyeli taşır.
  • 12. Ev: Spiritüel Teslimiyet: Dünyevi gürültülerin sustuğu, ruhun doğrudan kaynağa bağlandığı alandır. Sirius burada, kişiye derin bir sezgisellik ve gizli bir koruma sağlar. Kişi, yalnızlığın içinde evrenin tüm kalabalığını ve ışığını keşfeder.

Sirius’un Evrensel Mesajı

Sirius bize başarının yalnızca maddi kazanımlarla ölçülmediğini, gerçek zaferin bilgeliği paylaşabilmek, başkalarının yaşamına dokunabilmek ve sahip olduğumuz yetenekleri insanlığın ortak yararına sunabilmek olduğunu hatırlatır. Gökyüzündeki en parlak yıldız olmasına rağmen ışığını yalnızca kendisi için yaymaz; karanlıkta yön arayanlara da rehberlik eder.

Bugün de Sirius’un sembolik çağrısı aynıdır: Kendi içindeki ışığı keşfet, onu korkmadan ortaya koy ve sahip olduğun bilgeliği yaşamın içine cesaretle taşı.

Doğum haritanızdaki sabit yıldızların kadersel etkilerini, ruhsal potansiyelinizi ve hayat amacınızı derinlemesine keşfetmek için [Profesyonel Astroloji Danışmanlığı] sayfamızı ziyaret edebilir, size özel analizlerle tekamül yolculuğunuza ışık tutabilirsiniz.

Kolaylık neşe ve ihtişamla…

Bilinç Rehberi Serpil Yılmaz

Serpil Yılmaz

Serpil Yılmaz

Gök Günlüğü Rehberi & Astroloji Danışmanı

Gökyüzünün kadim sembolizmini modern bir dille yorumlayarak, ruhsal yolculuğunuzda size rehberlik etmek için buradayım. Yıldızların pusulasıyla potansiyelinizi birlikte açığa çıkaralım.

WhatsApp İletişim
✨

Kişisel Doğum Haritası Analizi

Hayat yolculuğunuzdaki düğümleri çözmek ve yıldızların size özel mesajlarını keşfetmek için profesyonel danışmanlık alın.

Hemen Randevu Al

Gökyüzü Günlüğü

03.11.2026 - 23:11
☉Güneş
13°♏12\' Akrep
☽Ay
13°♌50\' Aslan
☿Merkür
21°♉15\' Boğa
♀Venüs
18°♉24\' Boğa
♂Mars
2°♋47\' Yengeç
♃Jüpiter
8°♌55\' Aslan
♄Satürn
18°♈5\' Koç

Gökyüzü Günlüğü

03.11.2026 - 23:11
☉Güneş
13°♏12\' Akrep
☽Ay
13°♌50\' Aslan
☿Merkür
21°♉15\' Boğa
♀Venüs
18°♉24\' Boğa
♂Mars
2°♋47\' Yengeç
♃Jüpiter
8°♌55\' Aslan
♄Satürn
18°♈5\' Koç